6 Eylül 2012 Perşembe

Geç kalınmış 'Tarkan' analizim‏

Tarkan'ın uzun yıllar zirvede kalmasının anahtarı ne?

Megastar Tarkan'ın, birkaç gün önce Harbiye Açıkhava Sahnesi'nde verdiği konsere cemiyet, iş ve magazin camiasından birçok ünlü isim akın etti; üstelik birkaç gün peş peşe olan konserlerine gelenler her seferinde farklı isimlerdi. Her konserinde aynı dansı ve aynı sahne şovlarını yapmasıyla ilgili birçok kereler biz magazincilerin artık başka şeyler de yapması gerektiğini söyleyen yazılarımız olmuştu. Değişen hiçbir şey olmadı; Tarkan aynı danslar ve aynı şovlarla binlerce kişiyi yine konser alanlarına döktü.

Tarkan yurtdışında bizleri temsil eden açık ara tek yıldızımız. Neden yıllardır başka bir isim çıkmıyor, çıkamıyor? Cevabı, aynı ritimde, aynı melodilerde, birbirinin kopyası şarkıların ve şarkıcıların türk pop müziğini büyük ve kötü bir çorba kazanına çevirmesi. Tarkan müziği, alaturkayı, anonimi, türküyü gocunmadan cesurca alıp yeni seslere (artık sound diyorlar ama ben ses demeyi tercih ediyorum), enstrumanlara ve teknolojilere adapte eden bir müzik. Tarkan'ın o büyük markasının arkasında bu müzikal kalite yatıyor ve bu dinleyiciye de zerk olmuş durumda.

Konserinden bahsedecek olursak, her konserinde olduğu gibi bunda da yerinde duramayan bir Tarkan vardı. Yerinde duramadığı gibi insanların da yerinde durmasına müsade etmedi. Dansıyla, şarkılarıyla sahnede gerçek bir aşk yaşıyor, hemcinslerine bile göbek attırabiliyor. Ufak cüssesini yalancı çıkartırcasına sahneyi dolduruyor ve izleyenleri büyülüyor. İşte bu, ülke sınırlarını aşmasının anahtarının ne olduğunu bizlere gösteriyor... Genelde eski şarkılarını söylemiyor ama bu konserinde "Unut Beni"yi söyledi. Aşık Veysel'in türküsünü de yere oturarak söyledi ve türkü ona, o türküye çok yakıştı. "Hatasız Kul Olmaz"ı isteyenleri kırmayarak iki kez söyledi. Bizlere de söyleyebilecek tek söz kaldı; Helal Tarkan Helal!...